ESKİ BİR HÜZÜNLE 
Günlerdir eski bir hüzünle çıkıyorum voltaya 
(kötüye işaret bu, üstelik yalnızlığa sığınıyorum) 
Unutup gitmişim ezberimdeki bütün şiirleri 
bulutlara bakıyorum uzun uzun, yalnız bulutlara 
O uzak kasaba akşamları düşerken aklıma 
tecrit’teki yine bir türkü tutturuyor 
Ey kalbim sana denk düşüyor bütün bu acılar 
acılar tek ve mutlak olan bir şeyi anlatıyor 
Yağmur kuşları geçiyor avludan sürü sürü 
dalların hışırtısını duyuyorum, üşütüyor beni 
Ötede, kentin üstünde bir şimşek çakıyor birden 
suretin yansıyor göğe ve her yağmur damlasına 
Uzak bir anı oluyor her şey, silikleşiyor 
ve alnım ateşler içinde, bir tutabilsen 
unutup gitmişim bütün türküleri artık 
(kötüye işaret bu, üstelik yalnız sana sığınıyorum) 
Kısa süren hastalıklar vardır ya, işte öyle 
geçip gidiyor akşama doğru hüzün bulutu 
resmini asıyorum ranzamın başucuna yine 
ve bir türkü tutturuyorum günün son çayında 
-Teslim olmayalım halilim kurşun atalım! 
  
                                         AHMET TELLİ